28 Mart 2012 Çarşamba

içimizdeki çocuk

büyümek ne cok ifade eder küçük bi çocuk için büyüyünce bütün herşeyi elde edebileceğini düşünür bütün oyuncakları istediği gibi alabileceğini yada annesinden izin almadan istediğini yapabileceğini salıncakta tek başına sallanabileceğini düşmeden bisiklete binebileceğini o lunaparktaki korku tüneline binebileceğini keşke bu kadar basit olsaydı büyümek bir kaç çocukça hayali gerçekleştirebilcek kadar basit ama büyüdükçe önce birer birer oyuncaklarımızı yitirdik sonra isteklerimizi hayallerimizi o oynamak için can attığımız arkadaşlarımız kendi hayat oyunlarına dalıp birer birer kayboldular hayatımızdan sonra yanlızlığı tattık güvensizliği ve ssonra o mükemmel peri masallarındaki aşkı hayal etmeye başladık hani o bitmek bilmeyen aşk.. hep sonsuza kadar mutlu yaşarlardı oysa onlar.. kendi beyaz atlı prensimizi düşledk durduk sonra biri geldi o düşlerimizden farklıydı ama yiten oyuncaklarımız kaybolup giden arkadaşlarımızdan sonra yanımızda onu buldk ve birden onu beyaz atlı prensimiz yaptık SONSUZA KADAR MUTLU olabilmeyi düşledk hiç bitmeyen o aşkı vaat ettiler bize tıpkı masallardaki gibi hala masallara inanıyorduk ne kadar büyüdük desekte ve o prensin masalına inanarak peşinden gittik çünkü bize cenneti vaat ediyordu ve bizimde artk birilerine inanmaya yanımızda bütün yiten şeylerden sonra birilerini bulmaya ihtiyacımız vardı başta çocuktuk çocukça zaaflarımız vardı bazen çocukça nedenlerle kırdık o prensimizi içimzde hep bi korku vardı bunca yitenden sonra ya oda yiterse diye sonra bi gün geldi ve tamamen inandk ona her zaman masallar mutlu sonla biter nede olsaa ama oyle olmadıı o kadar çok korktuk ki kaybetmekten engel olamadık kaybetmeye bu sefer yiten sadece sewdiğimiz kişi olmadı aynı zamanda cocukluğumuzun tek hatırası olan masalları da yitirdik işte tamamen büyüdük içimzde çocukluğa dair hiç bişey kalmadı ne oyuncaklar ne oyunlar nede masallar... keşke eskisi gibi sadece bisikletten düşünce canımız acıyınca ağlasaydık en azından annemiz elimizden tutar bizi kaldırr ve yaralarımızı sarabilirdi o zaman yine sebepsiz şeylere mutllu olabilr ve herşeyi unutabilirdik. büyümek ne büyük şeydi gözümüzde şimdi keşke hiç büyümeseydik güvensizliği terkedilmeyi yanlız kalmayı hiç öğrenmeseydik bi kenarda annemiz hep yaralarımızı iyileştirebilseydi şimdi sadece kendimiz varız kendi yaralarımızı sarabilip hayata devam etmek zorundayız bazen çocuk parkındaki bir çocuğun gözlerindeki mutluluğu kıskanırım benden çaldıkları gibi ondanda çalacaklarını düşünür kahrolurum keşke hep çocuk kalabilmesini sağlayabilsem keşke hep çocuk kalabilsem şimdi içimn derinliklerinde hala sakladğım bi çocuk var hayat beni ne kadarda büyütse ben her yangından sonra ona sarılır ağlarım düşünüyorumda ya oda olmasaydı o zaman nası dewam ederdim hayata insanların içlerindeki çocuğu öldürüp nası dewam ettiklerini düşünüorum o çocuk bize güç güçveren doğruyu gösteren değilmidir doğru yolu bilmeden nası yürüyebiliriz yürüsekte nereye gidebilriz.....

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder