14 Mayıs 2012 Pazartesi

bir oluru var mıdır bütün mutlulukları sana vermenin elimden gelen bişi olmasını çok isterdim hiç bu kaadar çaresiz hissetmemştm..

13 Mayıs 2012 Pazar

bu geç kalmışlık hisside neyin nesi belki de hayatımın takendisi... neyi yakalamak istesem hep ona geç kalmış buluyorum kendimi herşey erken mi gelio yoksa ben mi çok geçim herşey için. geç kaldığım hiç bişeyi geri alamıyorum almakta mümkün değil koskaca bi geç kalmışlık benimkisi hayata ama çok erken bi geç kalmşlık. belkide bu  kadar geç kalabilioyosam bi nedeni vardır yani bu kadar erken geç kalmamın.. neyin doğru neyin yanlış olduğunu tartamıyorum. herşeyi bu kadar irdelerken neyin geç neyin erken olduğunuda farkedemiyorum. şimdi ben nerdeyim yada olmam gereken yer burası mı yoksa cok mu geç kaldm peki zamanı nasıl tutturabilirim bilmiorumm. hep doğru zamaanı beklerken kendi deltalarımdan denize dokülemiyomuşum gibi hissediyorum bigün gerçekten doğru zamanı bulup denizle buluşup mutlu ve hür olabilecekmiyim...

12 Mayıs 2012 Cumartesi

çocuktum masumca sevgiyi tattım büyüdüm acı bütün masumiyeti örseledi...

9 Mayıs 2012 Çarşamba

söylenecek ne çok kelime var ve susulacak ne çok sözz.... biz seninle hep aşkın -miş halini yaşamışız. sevmiş, özlemiş, acı çekmiş, bağlanmış, aşık olmuş... tek sorun buydu belkide mişten öte gidemedik birbirmiz için ne tam konuşabildik sennle biz nede tam susabildik hiç tamamlanamadık ki biz seninle hep bi adım eksik kaldık birbirimizee ne çok  sevmişiz ve ne çok üzülmüşüz.. hep eksik yaşayıp birbirimizin eksiğinide hiç tamamlayamamışız elimizi hep yanlış yöne uzatmışız kendi doğrularımızdan şaşmış birbirimiz için hiçbişey yapamamışz. şimdi yeniden bambaşka olsun demiş hep aynıda kalmaktan öte gidememişiz. çok yakın gözüküp en uzağımızda durmuşuz hep acımış acıtmışız. şimdi geriye yonelik ne yapılabilirki kimse kimse için bişey yapamamş herkes kendi için çok şey yapmış buda acı çekmekten öte götürememişz bizi. şimdi yapılması gereken tek bişey var vazgeçmek... soğuk bi kaçış belki senin için ama koskoca bi savaş benim için benm büyük savaşımm.. peki bu savaştan kaybeden kim yada kazanan neyi ne kadar kazandı acıdan başka ne getirebilir ki bu savaş bize ama savaşmak zorundayız birbirimiz parçalamamak için kendimizi gerekirse yok etmeliyiz birbirimiz için yapmalıyız bunu.. sevgilim aşşkımm senin için senden vazgeçiyorum seni azat ediyorum biliyorum şimdi uçamıyacaksın bu parçalarınla ama zamanla uçmayı tekrar öğrenebileceksin bense kendi parçalarımı etrafa saçmaktan öte gidemiyeceğim hiç bi zaman. hoşçakal  aşkımm....

8 Mayıs 2012 Salı

ne çok şey var soylenmek istenen... bazıları kırıp parçalamamak için bazıları kırılmamak için söylenmemek zorundalar... koca bir hayatı tek bir kelimeye sığdırmaya çalışmak..."aşk"... herşey aşk iiçinmidir yoksa aşk herşey için mi o kadar acı veren bişeyin peşinden bu kadar koşma çabası niye peki? canın bu kadar yanacağını bile bile niye insan accının peşinden koşarki? aşkı huzur sanırdım huzurdan apayrı bişey aslında acının kardeşi.. aşka soylenmek istenen sozler soylendiğinde canını yakan kelimeler can yakan kelimeler . kelimeler aşkın bi parçası sanıyoruz aslında aşk kelimelerden de çok farklı susarak konuşmayı bilmek değilmidir. aşkta insan kendini ifade etme zorluğu çekmemelidir tek bir bakış koca bir ömrü anlamaya yetmelidir peki ya sevgi varsa ve sürekli kendini anlatma çabası varsa bu nedir?? aşkı tanımadan tanımlamaya çalışıyoruz belkide herzaman insan ilk adımda karşılaşamaz aşkla çogu zaman birçok basamak katetmek gerekebilir yaşaya yaşaya öğrenir mi insan aşkı yada hep bi basamak altta kalarak kaçırabilir mi? bahar geldiği için sevinen bir insan sonbaharda olduğunu faarkedincede mutlu olabilir mi ?

4 Mayıs 2012 Cuma

dönmek mümkün mü artık dönmek onca yollardan sonra yeniden yollara düşmek...
elinde bitiirdiğin şeylerden kalanlarla yoluna devam edebilmeye çalışmak bunlar sana destek olup güç mü katacak yoksa yük olup gittiğin her yere sürüklemen mi gerekecek seni arkaya çekip. acı veren eski yaralarını tam acısı dinmeye başlamışken tekrar oymak acıyacağını bilip bilip kabuklarını soymak akan kanlar daha dern yaralar. insanın kendine yaptığını hiç kimse yapamazmş derdi bi arkadaşım ne kadarda haklıymış benden başka kim beni bu kadar kanatabilirdiki kendi oluşturduğum acılar yaralar bunlara nasıl bi merhem olabilirmki tek başımalığı öğrenmenin yolu nedir ki. hiçbir zaman başa donemez insan bunun farkındayım ama merak ettiğim şu ki benm için hiç baş oldu mu acaba .. ben hep bi başa dikmişim gözlerimi ama sonlardan cıkıpta bi başa ulaşamamşm. gittiğim bütün yollar sonmuş. sona başlamaya çalışmaya çalışmışım. sonlara alışıp onları kabullenmem gerek başlangıçlara ulaşabilmem için eski yaraları oymaktansa yeni yaralara yer açma cesaretini gösterebilmeliyim çünkü eski yaraları deşerek sadece oluşan acıyı ve izi arttırabilirm, yaraları ne kadar yuzeysel bırakırsam izleri o kadar küçük olur ve bana dönup baqtığımda güçlendirici bir anlam katar bunun farkına varmaya başlamak.. farkında olmak onu uygulayabilmeyide sağlıyormudur aacaba görmeye calşma evresi...
bu sefer hata neydi peki tavizlerime yeni birini ekleyemedim üzgünüm benden beni bu kadar alabildin daha fazla ben kalamadım ....
başlamak asla başa dönnmek değildir aslında asla başa donemeyiz sondan başa eklemeler yapamayız başta yitirdiklerimizin telafisi yoktur hiç olmamştr sadece biz kafamızdan hayali eklemeler yapmaya calısırız başa ama baş bitmiştir ve biten sey asla değiştirilemez o bitmştir ve o kaadardır hiç bir uğraş hiçbir çaba bitmişliği başa döndüremez bu caba sadece insanı büsbütün parçalamaktan başka bi işe yaramaz.....

3 Mayıs 2012 Perşembe

alışmayı  becerememek.. dönmek hiç başa dönmek olabilir mi bunca yol katedip başa dönmek yaada baş sandığın bi sonda debelenip durmak..