14 Mayıs 2012 Pazartesi

bir oluru var mıdır bütün mutlulukları sana vermenin elimden gelen bişi olmasını çok isterdim hiç bu kaadar çaresiz hissetmemştm..

13 Mayıs 2012 Pazar

bu geç kalmışlık hisside neyin nesi belki de hayatımın takendisi... neyi yakalamak istesem hep ona geç kalmış buluyorum kendimi herşey erken mi gelio yoksa ben mi çok geçim herşey için. geç kaldığım hiç bişeyi geri alamıyorum almakta mümkün değil koskaca bi geç kalmışlık benimkisi hayata ama çok erken bi geç kalmşlık. belkide bu  kadar geç kalabilioyosam bi nedeni vardır yani bu kadar erken geç kalmamın.. neyin doğru neyin yanlış olduğunu tartamıyorum. herşeyi bu kadar irdelerken neyin geç neyin erken olduğunuda farkedemiyorum. şimdi ben nerdeyim yada olmam gereken yer burası mı yoksa cok mu geç kaldm peki zamanı nasıl tutturabilirim bilmiorumm. hep doğru zamaanı beklerken kendi deltalarımdan denize dokülemiyomuşum gibi hissediyorum bigün gerçekten doğru zamanı bulup denizle buluşup mutlu ve hür olabilecekmiyim...

12 Mayıs 2012 Cumartesi

çocuktum masumca sevgiyi tattım büyüdüm acı bütün masumiyeti örseledi...

9 Mayıs 2012 Çarşamba

söylenecek ne çok kelime var ve susulacak ne çok sözz.... biz seninle hep aşkın -miş halini yaşamışız. sevmiş, özlemiş, acı çekmiş, bağlanmış, aşık olmuş... tek sorun buydu belkide mişten öte gidemedik birbirmiz için ne tam konuşabildik sennle biz nede tam susabildik hiç tamamlanamadık ki biz seninle hep bi adım eksik kaldık birbirimizee ne çok  sevmişiz ve ne çok üzülmüşüz.. hep eksik yaşayıp birbirimizin eksiğinide hiç tamamlayamamışız elimizi hep yanlış yöne uzatmışız kendi doğrularımızdan şaşmış birbirimiz için hiçbişey yapamamışz. şimdi yeniden bambaşka olsun demiş hep aynıda kalmaktan öte gidememişiz. çok yakın gözüküp en uzağımızda durmuşuz hep acımış acıtmışız. şimdi geriye yonelik ne yapılabilirki kimse kimse için bişey yapamamş herkes kendi için çok şey yapmış buda acı çekmekten öte götürememişz bizi. şimdi yapılması gereken tek bişey var vazgeçmek... soğuk bi kaçış belki senin için ama koskoca bi savaş benim için benm büyük savaşımm.. peki bu savaştan kaybeden kim yada kazanan neyi ne kadar kazandı acıdan başka ne getirebilir ki bu savaş bize ama savaşmak zorundayız birbirimiz parçalamamak için kendimizi gerekirse yok etmeliyiz birbirimiz için yapmalıyız bunu.. sevgilim aşşkımm senin için senden vazgeçiyorum seni azat ediyorum biliyorum şimdi uçamıyacaksın bu parçalarınla ama zamanla uçmayı tekrar öğrenebileceksin bense kendi parçalarımı etrafa saçmaktan öte gidemiyeceğim hiç bi zaman. hoşçakal  aşkımm....

8 Mayıs 2012 Salı

ne çok şey var soylenmek istenen... bazıları kırıp parçalamamak için bazıları kırılmamak için söylenmemek zorundalar... koca bir hayatı tek bir kelimeye sığdırmaya çalışmak..."aşk"... herşey aşk iiçinmidir yoksa aşk herşey için mi o kadar acı veren bişeyin peşinden bu kadar koşma çabası niye peki? canın bu kadar yanacağını bile bile niye insan accının peşinden koşarki? aşkı huzur sanırdım huzurdan apayrı bişey aslında acının kardeşi.. aşka soylenmek istenen sozler soylendiğinde canını yakan kelimeler can yakan kelimeler . kelimeler aşkın bi parçası sanıyoruz aslında aşk kelimelerden de çok farklı susarak konuşmayı bilmek değilmidir. aşkta insan kendini ifade etme zorluğu çekmemelidir tek bir bakış koca bir ömrü anlamaya yetmelidir peki ya sevgi varsa ve sürekli kendini anlatma çabası varsa bu nedir?? aşkı tanımadan tanımlamaya çalışıyoruz belkide herzaman insan ilk adımda karşılaşamaz aşkla çogu zaman birçok basamak katetmek gerekebilir yaşaya yaşaya öğrenir mi insan aşkı yada hep bi basamak altta kalarak kaçırabilir mi? bahar geldiği için sevinen bir insan sonbaharda olduğunu faarkedincede mutlu olabilir mi ?

4 Mayıs 2012 Cuma

dönmek mümkün mü artık dönmek onca yollardan sonra yeniden yollara düşmek...
elinde bitiirdiğin şeylerden kalanlarla yoluna devam edebilmeye çalışmak bunlar sana destek olup güç mü katacak yoksa yük olup gittiğin her yere sürüklemen mi gerekecek seni arkaya çekip. acı veren eski yaralarını tam acısı dinmeye başlamışken tekrar oymak acıyacağını bilip bilip kabuklarını soymak akan kanlar daha dern yaralar. insanın kendine yaptığını hiç kimse yapamazmş derdi bi arkadaşım ne kadarda haklıymış benden başka kim beni bu kadar kanatabilirdiki kendi oluşturduğum acılar yaralar bunlara nasıl bi merhem olabilirmki tek başımalığı öğrenmenin yolu nedir ki. hiçbir zaman başa donemez insan bunun farkındayım ama merak ettiğim şu ki benm için hiç baş oldu mu acaba .. ben hep bi başa dikmişim gözlerimi ama sonlardan cıkıpta bi başa ulaşamamşm. gittiğim bütün yollar sonmuş. sona başlamaya çalışmaya çalışmışım. sonlara alışıp onları kabullenmem gerek başlangıçlara ulaşabilmem için eski yaraları oymaktansa yeni yaralara yer açma cesaretini gösterebilmeliyim çünkü eski yaraları deşerek sadece oluşan acıyı ve izi arttırabilirm, yaraları ne kadar yuzeysel bırakırsam izleri o kadar küçük olur ve bana dönup baqtığımda güçlendirici bir anlam katar bunun farkına varmaya başlamak.. farkında olmak onu uygulayabilmeyide sağlıyormudur aacaba görmeye calşma evresi...
bu sefer hata neydi peki tavizlerime yeni birini ekleyemedim üzgünüm benden beni bu kadar alabildin daha fazla ben kalamadım ....
başlamak asla başa dönnmek değildir aslında asla başa donemeyiz sondan başa eklemeler yapamayız başta yitirdiklerimizin telafisi yoktur hiç olmamştr sadece biz kafamızdan hayali eklemeler yapmaya calısırız başa ama baş bitmiştir ve biten sey asla değiştirilemez o bitmştir ve o kaadardır hiç bir uğraş hiçbir çaba bitmişliği başa döndüremez bu caba sadece insanı büsbütün parçalamaktan başka bi işe yaramaz.....

3 Mayıs 2012 Perşembe

alışmayı  becerememek.. dönmek hiç başa dönmek olabilir mi bunca yol katedip başa dönmek yaada baş sandığın bi sonda debelenip durmak..

25 Nisan 2012 Çarşamba

vazgeçmeyi öğrenmeye çallışmak yada birçeşit alışmak ...

23 Nisan 2012 Pazartesi

bu kadar zor mu arkadaşlık bütün senelerin birikimini kolayca silip atmak kolayca unutup üstünü çizebilmek bu kadar kolay mı kardeşim dediğinde bunun hiç mi anlamı olmuyo aslında cok önceleri öğrendim ben soylenen bütün sözlerin anlamsız birer kelimeden ibaret olduğunu ama yine de insan herşeye rağmen tutunabilcek bi dal istiyo ve aslında yine hiç bi anlamı olmayan dost kelimesne sarılıyo insanız işte yaşamımız tekrar ettiğimiz hatalardan ibaret...

Ben ne çok hata yapmışım meğer
Gözüm kapalı bakmışım meğer
Yıllar geçmış ben saymışım meğer
Dostum sanıp aldanmışım meğer

Yıllarca sürer sanmışım meğer
Boşa kalbimi açmışım meğer
vakit kaybıydı diyemem ama
Sen hiç dostum olmamışsın meğer

Olsun varsın pişman değilim
Biraz üzüldüm hepsi bu

Ağlamam artık gidenlere
Ağlamam artık bitenlere
Ağlamam artık üzenlere, ihanet edenlere

Ben ne çok hata yapmışım meğer
Seni yokken var saymışım meğer
Yollar gitmiş ben kalmışım meğer
Aşkım deyip hapsolmuşum meğer

Bir ömür sürer sanmışım meğer
Ben boşa kürek çekmişim meğer
Vakit kaybıydı diyemem ama
Senden çoktan vazgecmişim meğer

Olsun varsın pişman değilim
Biraz üzüldüm hepsi bu

Ağlamam artık gidenlere
Ağlamam artık bitenlere
Ağlamam artık üzenlere, ihanet edenlere

20 Nisan 2012 Cuma

takılma hayata takılma takma insanlara takma aldanma dost sandığın maskelere aldanma sen bu kadar kotuysen dünya bu kadar kotuyse dostluk bu kadaar kotuyse ve sevmek bu kadar kotuyse güzel bişi kaldı mı ki geriye...
hayatımda bu kadar çok şeyin yanlış olduğunu düşünürken farkına vardığım bi  şey oldu aslında bitek yanlış vardı o da bendim...

19 Nisan 2012 Perşembe

‎"Belki de mutluluk sadece kovalayabildiğimiz bir şeydir. Belki de onu asla yakalayamayacağız."
insanlar ve onların lanet olası önyargıları boşboğazlıkları.. neden sen onları düşünürkken en ufak bişeyde kırıldılar mı acaba diyerek kendini yyiyip bitirirken onlar beni bu kadar cabuk kırıp parçalayabiliyor gerçekten bu kadar umursamaz olmak nasıl mümkün olabiliyor? gerçekten bu kadar uzmekk ne derece mümkün hala tam olarak onlara benzeyemedim sanırım hiçte benzeyemiyeceğim...

18 Nisan 2012 Çarşamba

insanlar için bu kadar çabalarken bu kadar kötü olmak nasıl mümkün olabiliyorr. yoksa yeni mi farkediyorum bu kadar kötü olduğumu kirlenen bütün duygularımı şimdi ne yada kim temizleyebilir ben bir zamanlar çocuktum cok daha önceleriydi...
prenses uykusundan uyandı saflığını berrak sandığı kirli bi suda yitirdi  masumiyetine prangalar vuruldu bütün büyüsü bozuldu kurbağanında prensinde hiç bi önemi kalmadı şimdi ne ona bi prenses diyebilirriz nede o bir taş kalpli cadı şimdi masallar mı gerçek oldu gerçekler mi masal masallar mı bizi büyüttü biz mi masalları kirlettik bu kadar...

13 Nisan 2012 Cuma

derlerki bir yerden sonra acımaz daha fazla zaten aşk kötü bir şaka anlamaya çalışma her güzel şey bitermiş aşk nedensiz sevmekmiş...
sen böyle gidik ben böyle bitik ne zaman biter bu acıda yeniden güneş doğar bana ve bulutlar eskisi gibi dolar hayllerimle keşke giderkn banada bişiler bırakabilseydin benden... keşke şu birbiriyle çelişen keşkelerden de kurtulabilsem biran önnce ve bende senin gibi gidebilsem herşeyden bu bitiklikte biter mi dersin ?
gitme saat daha hoşça kalı göstermedi bitme...

12 Nisan 2012 Perşembe

niye söylediğim yalanlara inanmam bu kadar zor ki.. ah şu geceler ,olmasalar herşey daha kolay mesela sen hiç olmuyacaksn hiç gelmemiş hiç beni bölmemiş gibi .. ama geceler herşeyin suçlusu senin suçlun, sen gecelerde varsn ben sana gecelerde aşığım ve ihanetin geceler gibi zifiri bütün yalanların sanki birbir gerçekti gecelerde gözlerimi yumsam yanı başımda olacaksn sanki hiç gitmemiş hiç yarım bırakmamş gibi geceler senin gidişin senn acıtışın bilmediğim ihanetin şimdi söyle bana gündüz kendimi inandırdığım yalanlar nereye gider gecelerde yokluğun bitmişliğin yalanlığın gitmişliğin niye kaybolur gecelerde de bitek sen kalırsın yanımda yine gözlerimi açtığımda kaybolmasından korktuğum sennn...(keşke büyük yalannım yerine küçük ama tek gerçeğim olsaydın..)

11 Nisan 2012 Çarşamba

duygulara aşık olmak.... bunu ilk duyduğumda çok saçma gelmişti yani ne demek olduğunu ve nası olabileceğini anlayammamştm oysa yaşadığım şey tamda buymuş duygulara aşık olmak.. aşk dolu dolu bi kelime tıpkı yaşanışı gbi soylenişide oyle ama bazen insan yaşadığı duygulara aşk adını yukleyebilior aşk olmadığı halde. birinden ilgi görmek onun sana senin için herşeyi yaaparm demesi insanı inanlmaz etkilio ve egosunu tatmin etmesi olağanüstü bir biçimde gerçekleşiyor sonra siz bu duyguya bilinçsizce aşk adını takıp bu duyguyu sonuna kadar yaşamaya çalışıosunuz karşınızdakinden mumkun olduğunca alabildiğiniz herşeyi almaa çalışıosunuz seni seviiyorumlar beni bırakmalar senden vazgeçememler bu sozler egonuzu oyle tatmin edioki bunlara bağlı hale geliosunuz ve buna da sizi seven kişie bağlılık olduğunu soluosunuz kendinizi farkında olmadan bazı seylere o kadar kaptırıosunuz ki bi süre sonra karşınızdakini yıpratmakla kendinizde yıpranıosunz sonra o bigün gidio ve oyle kalakalıosunuz egonuz gururunuz yerlerde sürünüo en kotusude ne biliomusunz ardından ben onu bu kadar severken neden gitti die düşünüosuz gururunuzu kırdığını sizi oylece bıraktığını ...  sonra onu unutmaya çalışıosunuz hatırlaamamak için elinzden geleni yaposunuz ama bir türlü olmuo . ama sonra düşünüosunuz şimdi gelse yanımda olsa yeniden dese ne dersinz ona aslında hiç aşık olmadığınızı sadece bi  hoşlantıdaan ibaret olduğunu ve egonuzu bu derece tatmin etmiş olmasının verdiği bir bağlılığın olduğunn farkına varıosunz ama yine de ondan tamamen vazgeçemiosunuz ama istediğinz sey yenddn yanınızda olması deil işte bu duygu tamda bu duygulara aşık olmak o hiç gormediğinz aşka aslında hiç bi zaman aşık olamıyacağımızz birindeki duygulara aşık oluosunuz ve bu canınızı acıtıo gerçek aşk olmadığını farketsenizde ....

5 Nisan 2012 Perşembe

biliyorum gitmek, bazen en çok kalmak. ne olur bu defa da giderken en çok kal ya da yanında en çok beni götür olur mu? (A.Altunhan)
bir yarına daha acaba bugun gırtlağıma hangi musibet dayanacak acaba bugun canımı kim en fazla yakabilecek diye uyanmaktan yoruldum...
şimdi herkes biraz sen biraz acı..
her aşktan payımıza
biraz vazgeçmişlik
biraz vazgeçilmişlik
düşer
ama yakıştırmak zor
bitirilmişliği kendina...
meğer hep sen diye
kendi peşimden koşmuşum
koştukça sevmişim
sevdikçe
daha çok koşmuşum
ancak
seni kaybedince
kendimi bulmuşum
sendeydim sanmışım
bendeymişim canım
durunca anladım

içimde bitiremediklerim

bana bütün kelimeler sen bütün haykırışlar butün umutlar sen bana sevgilerde sen ayrılıklarrda alışmışlıklarda sen hala bi yanımda sen varsan defalarca karalasamda üstünü yine herşeyin altında gözüken sensin. peki git desem gider misin tamamen yada kal diyebilsem benim olabilir misin yine ne git diyebildm sana ne de kal şimdi öyle bişeyin içindeyimki kelimelerle bağdaştıramıyorum bu duyguyu kalbim kadar yakınken yıldızlar kadar uzak olabilmen nasıl mümkün oluyor böyle sana soyleyecek onca sozüm onca özlemim var ki keşke herşeyin üstüne bi çizik atıp yeniden başlamak mümkün olsa hayata mesela hiç tanımamış olsam seni hiç sevdiğini söylememiş olsan gözlerimi bakıpta yada hiç aşık olmamış olsam sana böyle.. keşke mümkün olsa onca şey şimdi biliyorum hiç bişeyden geri donuşu yok ne olmamş gibi davranabilirim nede seni silip atmış gibi seni her görüşüşümde dudaklarımdan dökülemeyen kelimelerim var benim gözlerimle haykırmak istesem yaşlar dolar söyleyemem.. herşey bitti unuttum hiç olmadı desemde milyonlarca kere aslında tek gerçeğim senmişsin gibi gelmen normal mi sence şimdi buna ne demeliyim ki aşk mı bilmiorum yada donsen gelsen ne olacak herşeye tertemiz bi başlangıç mı yapıcaz hayır içimde bunca şeyi parçaladıktan sonra zaman, hangisini telafi edebiliriz peki ne olacak ne gel diyebilirim nede git ortada kalmak yaşanan bi anınn yanından akıp geçmesini beklemek ve seni o ana hapsedip farkına varmadan arkamı dönüp gidebilmek isterdim..

31 Mart 2012 Cumartesi

her duygunun ayrı bir tadı varmış meğer ama bazılarının içinde farklı tatlar gizlenmiş mesela aytrılık bunlardan biri ne kadar acı gelio insana en başta kana kana su içmek ve yangıdan kurtulmak istiyoruz ama zamanla yani dilimiz buna alışmaya başlayınca içindeki o gizemli mayhoş tatlımsı tadı fark ediyoruz ve hiç tadmadığımız bu tadın da ayrı bir güzelliği olduğunu anlıyoruz özlemek diyoruz ya işte adına o mayhoş tatlı tadın ayrılığın bir parçası oda geç farkedilen...

28 Mart 2012 Çarşamba

içimizdeki çocuk

büyümek ne cok ifade eder küçük bi çocuk için büyüyünce bütün herşeyi elde edebileceğini düşünür bütün oyuncakları istediği gibi alabileceğini yada annesinden izin almadan istediğini yapabileceğini salıncakta tek başına sallanabileceğini düşmeden bisiklete binebileceğini o lunaparktaki korku tüneline binebileceğini keşke bu kadar basit olsaydı büyümek bir kaç çocukça hayali gerçekleştirebilcek kadar basit ama büyüdükçe önce birer birer oyuncaklarımızı yitirdik sonra isteklerimizi hayallerimizi o oynamak için can attığımız arkadaşlarımız kendi hayat oyunlarına dalıp birer birer kayboldular hayatımızdan sonra yanlızlığı tattık güvensizliği ve ssonra o mükemmel peri masallarındaki aşkı hayal etmeye başladık hani o bitmek bilmeyen aşk.. hep sonsuza kadar mutlu yaşarlardı oysa onlar.. kendi beyaz atlı prensimizi düşledk durduk sonra biri geldi o düşlerimizden farklıydı ama yiten oyuncaklarımız kaybolup giden arkadaşlarımızdan sonra yanımızda onu buldk ve birden onu beyaz atlı prensimiz yaptık SONSUZA KADAR MUTLU olabilmeyi düşledk hiç bitmeyen o aşkı vaat ettiler bize tıpkı masallardaki gibi hala masallara inanıyorduk ne kadar büyüdük desekte ve o prensin masalına inanarak peşinden gittik çünkü bize cenneti vaat ediyordu ve bizimde artk birilerine inanmaya yanımızda bütün yiten şeylerden sonra birilerini bulmaya ihtiyacımız vardı başta çocuktuk çocukça zaaflarımız vardı bazen çocukça nedenlerle kırdık o prensimizi içimzde hep bi korku vardı bunca yitenden sonra ya oda yiterse diye sonra bi gün geldi ve tamamen inandk ona her zaman masallar mutlu sonla biter nede olsaa ama oyle olmadıı o kadar çok korktuk ki kaybetmekten engel olamadık kaybetmeye bu sefer yiten sadece sewdiğimiz kişi olmadı aynı zamanda cocukluğumuzun tek hatırası olan masalları da yitirdik işte tamamen büyüdük içimzde çocukluğa dair hiç bişey kalmadı ne oyuncaklar ne oyunlar nede masallar... keşke eskisi gibi sadece bisikletten düşünce canımız acıyınca ağlasaydık en azından annemiz elimizden tutar bizi kaldırr ve yaralarımızı sarabilirdi o zaman yine sebepsiz şeylere mutllu olabilr ve herşeyi unutabilirdik. büyümek ne büyük şeydi gözümüzde şimdi keşke hiç büyümeseydik güvensizliği terkedilmeyi yanlız kalmayı hiç öğrenmeseydik bi kenarda annemiz hep yaralarımızı iyileştirebilseydi şimdi sadece kendimiz varız kendi yaralarımızı sarabilip hayata devam etmek zorundayız bazen çocuk parkındaki bir çocuğun gözlerindeki mutluluğu kıskanırım benden çaldıkları gibi ondanda çalacaklarını düşünür kahrolurum keşke hep çocuk kalabilmesini sağlayabilsem keşke hep çocuk kalabilsem şimdi içimn derinliklerinde hala sakladğım bi çocuk var hayat beni ne kadarda büyütse ben her yangından sonra ona sarılır ağlarım düşünüyorumda ya oda olmasaydı o zaman nası dewam ederdim hayata insanların içlerindeki çocuğu öldürüp nası dewam ettiklerini düşünüorum o çocuk bize güç güçveren doğruyu gösteren değilmidir doğru yolu bilmeden nası yürüyebiliriz yürüsekte nereye gidebilriz.....

son mesajlarr

bu msjı nie yazıyorum bilmiyorum ama bugun garip bi şekilde gerçekten kendimi iyi hissediyorum ve sanırım kafamdaki ve kalbimdekileri bu msjla tamamen bitirmş oluyorum. hayat insanın başına neler getirir belli olmuo gerçektn hiç ummadığn seyleri yaşayabiliosun. bazen insan birilerine gerçekten inanıp ona sırtını dayayabilmek istio ne olursa olsun birinin hep yanında olacağına inanmak istio sadece güvenmek istediği için birine güvenio ama insan bu hayatta sadece kendine güvenebilirmş ve gordümkü sözler sadece anlamsız birer kelimeden ibaretmiş kimse kimseyi sewemez ve kimse için fedakarlık yapamazmş yaptıkları sadece kendi içinmş insanın ama karşısındaini buna inandırmak yani onun için bişiler yaptığına inandrmak cok kolaymş dürüstkükte sadece basit bi sözcükmüş insan kendine bile dürüst olamazken başkalarından bunu beklemek sadece koca bi saçmalıkmş hayallere sığmayan aşk sadece orda güzelmş gerçekte insan sadece kendine taamamen bağlanabilrmş ve insan sadece bunlardan yani gerçeklerden kaçmak için hiç büyümek istemiomuş inandığın birini seni arkandan itmesi gerekiomuş büyümen için ama o içindeki çocuk kendi uçurumlarından düşmeden büyüyemez mi yada hiç büyümek istemezse bu olası deil mi ama gün gelio birileri büyütüo yinne de herkes gittiğinde onla başbaşa kalıosun tek dostunda sewdiğinde güvendiğinde o cocuk cünkü o cok masum ve temiz sen ona ne yaparsan yap hep o aynı biz kirlensekte o temiz bizi ayağa kaldıran yine o cocuk cunkü o kendi yaptklarını bilio asla kendini kandrmıo o sana sadece gerçekleri gosteri içimdeki cocuk diosun ama ondan cok sey öğreniosun...... bu olanlardan sonra artk onun varolmadığını düşünüodum sanki yaşlanmştm olgunlaşmakta denebilir ama insann büyürken canın yanabileceğini düşünmemiştim. ama bütün herşeye rağmen o çocuğğu tekrar ayyağa kaldırabildm en baştaki gibi kimse yokken ki gibi iki iyi dostuz belki de saçmaladığımı düşünüosun bunları nie yazıorm onu bile bilmiorm ama biri bana bu cocuğu hatrlattı ve ben eskisi gibi olabilmei hatrladm o güzel anlamsız mutluluğumu şimdi sana solemek istediğim bir kaç şey daha var bana gore insann sahip olması gerken en onemli sey vicdandır eğer insan kendine hesap verirken zorlanmıyorsa vicdanı rahattr demektr ben once seni suçladm sürekli soora kendmle yuzleştim ve en ince ayrntısına kadar neyi niye yaptığımı düşündüm gerçekten btün yonleriyle kendimi gordümçok yanlşlar yaptığımın farkına vardm ama onlarn hiç birinn ardında kendi vicdanımı rahatsız etcek bişi yoktu ben herşeyi içimdeki cocuğun saflığıyla yaaşadım ama korkularım bazen cok ağır bastı onlarda da haklı olduğumu gormektn korktm ama oyle cıktı hayatta herşein bi sebebi olduğuna ve her kotu seyin beni iyi biyerler cıkarttığına inanıyorum bunda da bi hayr olduğunu düşünüorum en azından bazı seylere içimdeki saflığa cok kaplmamam gerektiğini gordum ama kişi kendbilir işi derler ya ole düşündüm senide ben gibi sandm ama herkes kendiymş ve kimseyi sana benzemediği için suçlayamazmş bu yasananların beni bi yerlere getrdiğine inanıorm seni gerçekten kırmış olabilirim ama sen vicdanınn rahatsa hiç birini takma kendinle korkmadan yuzleşebiliosan korkucağın başka bişi yok demektir şuan içimdeki herşeyin uzaklaştığını gordüm

can acıları3

birgün o bir kenara ittiğin duygu tekrar gelir sana değer verdiğini sevdiğini hissedersn milyonlarca kere tekrarlar seni sevdiğini ve dayanılmaz yanlızlığında onun yolundan gitmeye kalkarsn kimseyi dinlemeden önemsemedn kendi istediğin o yoldan gitmeek aslında başta bilemezsin nedir bu şey neden olur anlam veremezsn düşünür durursun  hiç görmediğin değerin sana verilmesi inanılmaz iyi gelir sana biri vardır seni umursar düşünür değer verir inanılmaz güzel bi duygudur senin için yaşamadığın bişey ama yinede korkarsn ona sadece bundan dolayı mı bole hissediyorum diye yani sadece duygularamı aşık oldum die ayrıca içinde bi güvensizlik vardır bu hayatın sana kazandırdığı zaten 1-0 yenik başlarsın ama bu korku seni bitirir herkes gibi onunda birgün gideceğini düşürnürsün ve asla ona bağlanmamaya çalışrsn bu duyguyu sonuna kadar yaşamak sonuna kadar ona güvenmek istersin ama içindeki o korku hep sana engel olur bu yuzden karşındakinide yıpratırsın ona bu güvensizlği hissettrmek canını acıtr onuda farkındasındr ama bu korkuya engel olamazsn sana güven vermek için onca şey yapar seni sevdiğini ne olursa olsun bırakmayacağını seni üzmeeye dayanamadığını söler durur ve sennde içinde bi burukluk vardr sürekli istemedn onu üzüyorm diye ama ne ondan nede korkularından vazgeçemezsin bi gün elini tutar gözüne bakar ve sana herşeyden değerli olduğunu sensiz yapamaycağını soyler etkilenmemen mümkün değildr zaten sewmeye ve güvenmeye ihtiyacın vardır ve artk kendine engel olmayı yavaş yavaş bir kenara bırakırsın ona onu sewdiğini sölersin ilk hatanı yapmşsındr ama içindeki korku daa da ateşlenr çünkü kimi sewsen hep yoktur hiç olmamştır ama o sana ben farklıyım derr inanırsın çünkü inanmak istersin buna engel olmaktan yorulmuşsundur sonra yavaş yavaş kendini rahat bırakırsn onu sewdiğinn farkındadr ona o kadar cok anlam yuklersinki o farklı o hiç kimse gibi değil ben gitsem bile o asla bırakmaz dersinnn çok geçmeden kötü kaderin tekrar seni bulur ve o da gider o da biter aslında oda yalandır herşeyden çok o yalandır o gittiğinde sadece oylece kalırsın ne bişey diyebilirsin ne ağlayabilirsin ne dewam edebilirsin sadece o anda o dakikada kalırsın sana gitmek istediğini açıkça bile soyleyememiştir bunu bile senn yapman gerkmştr gitmen daha doğru git demişsindr ama giderken sende kalan herşeyi alıp götürmüştür...

can acıları2

çevrende herkes vardır ne de çok arkadaşın olduğunu düşünürsün hepsi senin için herşeyi yapmaya razıdır ve sende onlar için aynı şeyi artık kimseye değer vermeyeceğim dediğim halde milyonlarca değer verir güvenirsin sonra karşına bişey çıkar aşk derler yaşamadığın bişey farklıdır bu duygu nereye koyacağını bilemezsin ne diyeceğini ne yapacağını nasıl davranacağı sonra korkarsın bu bilmediğin şeyden aslında hayallerin vardır bu şeye dair gizliden ama açığa vurmak korkutur seni sonra bir telaş kaplar içini hayatında milyonlarca değer verdiğin dostun yada dostların artık onlara eskisi kadar zaman ayıramamaktan verdiğin değeri yeterince gösterememekten içindeki bu garip duygu yuzunden onları kaybetmektn korkuosun ne sevmeyi göze alabiliosun nede sewilmeyi ve diyosun ki ben var yolumdan vazgeçmiyim dost candan ötedir kimseyi üzmiyim ve o garip duyguyu kendinden uzaklaştırıosun herşey çok güzel dostlarında varya sonra zaman geçiyor hepsi birer birer kenara çekilio kime elini atsan bi yokluk bi boşluk yanlız olduğunu düşünüosun onca dostun kardeşim dediğin kişinin içinde yanlız bir iki kelime konuşmak dertleşmek derdine ortak olmak istiosun ama baqqıosnki herkes kendi tasasına düşmüş kendi derdine kapılmış gidio çok yanlız kalıosun insanın canını yakan bişey daha var sen onlar için o bilmediğin ama içinde kıvılcımlar yaratan duyguyu onlar için bir kenara  itmişsindr ama şimdi kimse senin için hiçbirşeyi bir kenara itmez yine farkedersinki olmayan kişilerdir aslında hepsi iyi gününde gülüp eğlenmek için varlardır yanlızca yanlızca sen onları neşelendirdiğin sürece varoldular yine yapayalnızlığın içinde kalmşsındr tekrarlarsın kendine eskiden verdiğin sözleri kendine güvenme inanma ve daha niceleri sonra neşeli şen şakrak görünmeye kimseyle yakın olmamaya çalışırsın birinden ötekine atlarsn kırılmak istemiosundur kendini korumak yine üzülmekten korumak istiosundur sende sadecd mutlu olmak için takılmaya calısırsın sende onlardanlaşmayaa çalışırsın içinden o sözü tekrar ederek güvenme güvenme..

can acıları

hani olur ya bazen neye elini atsan elinde kalır neyi düzeltmeye çalışsan elinde kalır kimi sewsen dönüp gider arkasına bile baqmadan ve konuşmak istersin acını haykırmak ama içinde kalması gerekir can yaksada çünkü kimse sana yardım edemez insanlar sadece kendi pencerelernden baqabilr senin kırılmışlığına onlar biri olsun istersn herşeyimi bilsin beni bilsin sonuna kadar güvensin ve güvenebileyim acıtmasın acımasın herşeyin olsun bi parçan olsun işte böyle bi anda bulduğun bişeye dost dersin bazen elini verirsin yüreğini verirsin canımdan öte dersin ne olursa ben yanındayım dersin ve düşünürsün ki sende onun için aynı anlamı ifade etmektesindir kaptırırsın kenidini buna sonra gün gelir ve inandığın herşeyin yalan olduğunu aslında hep yanlız olduğunu onun için hiçbir anlam ifade etmediğini görürsün acınında üzüntününde onu için bi önemi yoktur sadece yanında olunmasını istediği için senn yanında olmuştur  ne olursa olsun herşeyden öte dediğin ona bişey olursa herşeyden çok üzüldüğün kişi aslında senn inandığın bir yalandır hiç olmamıştır sen ona farklı anlamlar yuklemişsindir ama en büyük aldanışındır o senin dersin ki bundan sonra kimseye sonuna kadar güvenmiyeceğim değer vermiyeceğim dersin ama asla kendine verdiğin bu sözü tutamazsın hep birilerine çok değer verip üzülürsün gerçekten varolduğuna inanmaktan vazgeçemezsin dost dediğin şeyin ve asla dersini almadaan aynı üzüntüde kaybolmaya devam edersin aslında kimse yoktur bir tek sen varsındr verilen değer yoktur verdiğin değer vardır hep yanlızsındır bunu anlaman gerekir artık anla ve güvenme anla ve sevme anla ve değer verme anlaa ve acımasına izin verme